Teknolojideki destekçiniz

Sevgili terk ettiğinde beyinde yaşanan olaylar

0 4.917

Sevgilinin terk etmesinden sonra insanlar birçok hissi beraberinde yaşar.Acı hissi yaşanan bu hislerden en yoğun olanıdır.Bu his bazen terk edilen kişide o kadar fazla yoğunlaşır ki hiç beklenmedik hal ve hareketler bu kişiler tarafından sergilenebilir.Bu kişiler;alkol kullanmaya,sosyal medya hesaplarında kendisini terk eden kişiyi sıkı bir şekilde takip etmeye,sürekli olarak kendisini terk eden kişiye mesaj atmaya başlar.

Bazen terk edilen kişi sadece bununla da sınırlı kalmaz.Kendisine,terk eden kişiye yada bir başkasına ciddi anlamda zarar verebilecek kadar hırçınlaşabilir,agresif bir tavırda bulunabilir.Buraya kadar anlattığımız her şeyin bilimsel bir açıklaması var.Yani aşkın,aşk acısının,terk edildikten sonra yaşanan hislerin ve insanın tavırlarındaki farklılıkların bilimsel birer açıklaması bulunmaktadır.

 

TERK EDİLDİKTEN SONRA BEYİN KİMYASALLARI DEĞİŞİYOR

 

Yeni terk edilmiş kişilerin beyin aktivitelerini kontrol eden fonksiyonel MRI taramalarının sonucunda beynin fiziksel acıyı kaydeden bölgedeki etkinliğin normalin üzerinde gerçekleştiği keşfedilmişti.Bu sebeple terk edilen kişilerde mide bulantısı,Takotsubo kardiyomi (kalp kasının zayıflaması) ve benzeri fiziksel sorunlara yol açabilen kortizol ve adrenalin gibi stres hormonlarının salınımının tetiklendiği fark edilmişti.

 

BİRİNİ ÇOK FAZLA SEVMEK,KOKAİN BAĞIMLILIĞI İLE AYNI ŞEY

 

2010 yılı içerisinde New York şehrinde bulunan Rutgers Üniversitesindeki araştırmacılar,yeni terk edilmiş ancak hala terk eden kişiyi yoğun hislerle seven 10 kadın ve 5 erkek üzerinde bir test gerçekleştirdi.Bu test yapılırken teste katılan kişiler,MRI makinesi içerisine girerek test gereği eski sevgililerin fotoğrafına baktılar.Testin sonucunda bu kişilerin beyin aktivitilerinin,kokain bağımlısı olan kişilerin beyin aktiviteleriyle çok benzer olduğu fark edildi.Yani birini yoğun hislerle sevmek uyuşturucu,kokain ve benzeri maddelere bağımlı olmakla aynı şeye denk geliyor.

 

BEYİN BİR SÜRE ESKİSİ GİBİ OLMUYOR

 

İnsan vücudunda “Dopamin” isminde kimyasal vardır.Bu kimyasal doğal olarak üretilir ve insanların duygusal tepkilerinde önemli roller üstlenir.Dopamin aynı zamanda mutlu hissetmede de rol oynamaktadır.Bu yüzden bir kişi başka birini yoğun hislerle sevdiği zaman beyindeki “ödül” nöronları aktif hale gelir.Bu durumun sonucunda da dopamin hormonunun salgılanması başlar.

 

Bu sebeple bir kişi bir başkasını yoğun hislerle sevdiği zaman kendisini çok mutlu ve huzurlu hisseder.Ancak dopamin hormonunun insan vücudunda olumsuz etkisi de bulunmaktadır.Bu hormon sürekli olarak insan beyninin daha fazlasını istemesine yol açmaktadır.Bu yüzden çok sevdiği bir kişi tarafından terk edilen kişiler “Ben onsuz yaşayamam” yada “Ondan önce ben nasıl yaşabiliyordum ?” hissine kapılırlar.

 

Çok seven kişilerin beyni her şey yolundayken gayet istikrarlı bir şekilde çalışmaktadır.Ancak sevdiği kişinin yanındayken beyin,ister istemez dopamin hormonu beklentisine giriyor ve bu kişiler,çok sevdiği kişi tarafından terk edilince beyin,bir sonraki dopamin salgısını beklemeye başlıyor.Ancak bunu elde edemiyor.

Bu yüzden beyin,tıpkı uyuşturucu bağımlısı insanlarda da olduğu gibi ödül sisteminden bir yanıt bekliyor.Bu yanıt dopaminle karşılanırken artık beyne yanıt veren herhangi bir dopamin bulunmuyor.Bu yüzden beyin isteğini karşılayamıyor ve bu isteği daha fazla arttırıyor.

 

Bahsedilen ödül sistemi beynin ana bölümlerinden biridir.Açlık ve susuzluk durumlarında da beynin aynı sistemi devreye giriyor ve bilinçli hareketlerimizi pas geçerek normalde olmayan hal ve hareketlerde bulunmamıza sebep olabiliyor.

 

Çok sevilen ancak terk eden eski sevgili olayında da beyin,açlık ve susuzluk durumunda yaptığı etkinliklerin benzerlerini gerçekleştiriyor.Böyle durumlarda terk edilen kişilerin normalin üstünde yemek yemesi ve bir şeyler içmesi,yaşadığı acıya geçici süreliğine çözüm oluyor.Ancak yinede yetersiz kalıyor.Beynin bu anormallikten kurtulması ve kendini yapılandırması – normal çalışmayan bilgisayarın eskisi gibi kararlı çalışması için atılan format misali – gerekiyor.Bu yapılandırma ortalama 3 ay gibi bir sürede gerçekleşiyor.

 

BEYİN KENDİNE “FORMAT” ATIYOR

 

Beynin kendini yapılandırması hakkında Saint Louis Üniversitesinden kriminolog (Suç işlemenin insan üzerindeki etkisi,suç işlemenin davranışlar üzerindeki etkisi,suç işlemeyi engellemek için yapılması gerekenler ve suç ile ilgili bilimsel öğretilerle uğraşan kişi) Brian Boutwell yaptığı bir araştırmanın sonucunda şu ifadeleri kullanıyor;

 

” Doğal seçilimle şekillenen beynimizde ,bizi hayatımızın fırtınalı dönemlerinden çekip alan bir mekanizma mevcut.Bu mekanizma bize;insanların iyileşeceğini,acının zamanla kaybolacağını yani tünelin sonunda bir ışık olduğunu gösteriyor.”