The Forest


Oyunun en başında çocuğunuzla birlikte son derece sakin ve huzurlu bir şekilde yolculuk yapıyorsunuz.Elinizde bir adet kamp eğitim kitabı ve "Clipper" markalı çakmak var.Sonrasında durum birden tersine dönüyor ve uçak arızalanıp yere çakılıyor.Yerde baygın bir şekilde yatarken bir an olsun gözlerinizi açıyorsunuz ve ileriye doğru bakıyorsunuz.Yerde yatan çocuğunuz ve başında duran bir adam var.Yamyama benzeyen bu adam çocuğunuzu alıp gözden kayboluyor.Sonrasında kendinize geliyor ve yerden kalkıyorsunuz.

Uçağın yarısı kopmuş,siz acıkmışsınız.Açlık ve susuzluk içerisinde ne yapacağınızı bilmiyorsunuz.Uçakta sağda solda bulunan yiyecekleri yiyorsunuz.Alkol şişelerini topluyorsunuz (onları içmeyin lazım olacak) ve çıkış kısmında hostese saplanan baltayı cesedin üzerinden söküp alıyorsunuz.Çocuğunuzu bulmak üzere yola koyuluyorsunuz.Yola koyuluyorsunuz ama o kadar kolay değil.Çünkü The Forest oyunu öyle çizgisel hikaye üzerine kurulmuş bir oyun değil.Steam'da diğer oyunlara benzer şekilde geliştirilmiş bir hayatta kalma oyunu.Sadece oyuna korku faktörü ilave edilmiş...

İşte The Forest oyunu bu şekilde başlıyor.Başlangıcı size pek normal gelmedi değil mi ? Devamının daha da normal gelmeyeceğinden emin olabilirsiniz.The Forest oyunu hikaye üzerinden ister tek kişi ister çoklu oyuncuyla oynanabilmektedir.Neyse...Biz,hikayenin kalan kısmından devam edelim...

Uçaktan çıktınız dışarıdasınız.Elinizde bir adet balta,bir adet kamp eğitim kitabı ve bir adet bitmek bilmeyen Clipper çakmak var.O çakmak hiç bir zaman bitmeyecek çünkü o biterse sizde bitersiniz.Arada bir bitmiş gibi davranacak ama o çakmak her daim çalışacak.Bu üç eşyayla başlayıp oyunun başında kendinize güvenli bir alan kurmanız gerekiyor.

Sebebine gelecek olursak oyun içerisinde gündüz ve gece kavramı var.Gündüz vakti her şey güzel ama gece vakti göz gözü görmüyor.O yüzden geceleri uyuyup bir an önce gündüz vaktine ulaşmanız gerekiyor.Tabi huzur içinde yaşayabilmek ve geceleri uyuyabilmek için güvende olmanız gerekiyor.Çünkü uçağın düştüğü yer bir ada ve ada içerisinde sizin dışınızda yaşayanlarda var.Bu yaşayan canlıların insan,yamyam ve zombi karışımı olduğunu söyleyebiliriz.Son derece agresif ve saldırganlar.Daha doğrusu bu saldırganlık,yamyamın tipine göre değişiyor.Gündüz veya gece ayırt etmeden saldıran bu varlıklar için ilk geceyi basit bir çadırla atlattıktan sonra güvenli bir yer kurarak kendinizi savunmanız gerekiyor.


Oyuna başladığınızda ilk gün muhtemelen herhangi bir saldırıya maruz kalmayacaksınız.Ama ilerleyen günlerde ada içerisinde bu yamyamlarla karşılaşıp çatışmak zorunda kalacaksınız.Daha da ilerleyen günlerde size saldıran yamyamların farklı çeşitlerde olduğunu ve alt etmenin zorlaştığını fark edeceksiniz.Sonraki günlerde bu yamyamlardan çok daha güçlü ve etkili canlıların olduğunu acı bir tecrübeyle anlayacaksınız.Ben onlara dev diyorum siz ne derseniz diyin...

Güvenli alanı kurduktan sonra ada içerisindeki mağaraları bulmanız gerekiyor.Bu mağaralarda işinize yaracak birçok eşyayı kutu ve bavullar içerisinde bulabileceksiniz.Hatta motorlu testere,Yay silahı,eski bir barutlu silah,dağcıların tırmanma ekipmanları,dalgıç kıyafeti,oksijen tüpü ve benzeri eşyalarla hayatta kalmanız kolaylaşacak.Bu eşyaların dışında kamera ve kasetler bulup bu kasetleri izleyerek adada yaşanan bazı tuhaf olayları fark edeceksiniz.Bu olaylar hakkında kaset ve ses kayıtları sayesinde çeşitli ipuçları elde edeceksiniz.Daha birçok şey var ama spoiler olmasın diye söylemeyeceğim.


Uçağın düştüğü adada sürüyle insan cesedi göreceksiniz.Yani adaya uğrayan ilk insan sen ve oğlun değil.Bu insanların kimisi yamyamlar tarafından canice öldürülmüş,asılmış veya derisi yüzülmüştür.Bazıları mağara içerisinde çaresizlikten çadırı başında ölmüştür.Bazılarıysa grup halinde karlı bölgede soğuktan donarak ölmüşlerdir.Oyunu oynarken birçok yerde bunlara benzer insan cesetleriyle karşılaşacaksınız.

Oyun içerisinde ev,ekipman,alet ve edevatların hepsini cebinizdeki kamp eğitim kitabınız sayesinde yapacaksınız.O yüzden kitabı sakın ola kaybetmeyin.Ayrıca yamyamlarla çarpışırken yenildiğinizi varsayalım.İlk seferde ölmüyorsunuz.Yamyamlar sizi baygınken bacağınızdan sürükleyip mağaraya götürüyorlar.Ayıldığınız vakit kendinizi ters çevrilerek mağaranın tepesine asılmış bir şekilde buluyorsunuz.Sonrasında ipten kurtulup mağaradan çıkmaya çalışıyorsunuz.Ancak o mağaradan çıkmak hiçte kolay değil.O yüzden yakalanmayın.Diyelim ki yakalandınız,sizi mağaraya astılar,mağaradan bir şekilde çıktınız ve sonra tekrar yamyamlarla çatışırken yenildiniz...Bu sefer sizi mağaraya getirmiyorlar,ölüyorsunuz.Sonrasında kaydettiğiniz yerden tekrar devam ediyorsunuz.Oyunu kaydetmek ve geceleri uyuyabilmek için basit bir çadır veya ev yapmanız gerekiyor.Ayrıca çadırların tek gecelik olduğunu belirtmemde fayda var.Yani çadırı ertesi gün kullanamıyorsunuz,haberiniz olsun.


Oyun içerisinde bomba,molotof kokteyli gibi saldırı eşyaları oluşturabiliyorsunuz.Yayının en başında bulduğunuz alkol şişelerini içmeyin diye uyarmıştım hatırlıyorsanız.Çünkü o alkoller size molotof ve bomba yapımı için lazım olacak.Bomba ve molotof,oyun içerisinde özellikle devlere karşı en etkili silahlarmış.Oyunun kendisi ipuçları bölümünde böyle söylüyor.Ama bence en etkili silah mızrak ve mancınık.Evet mancınık.Oyunda mancınık inşa edip kaya,bomba fırlatabiliyorsunuz.Mızrak size çok daha basit gelebilir ama mızrakla uzak mesafelere atış yapmak bir hayli zor.

Tabi mancınığı kurduğunuz mekanlarda kullanabiliyorsunuz.Girdiğiniz mağaralarda böyle bir lüksünüz yok.Mağaralarda da devlerle,yamyamlarla ve tuhaf bebeksi yaratıklarla çarpışma durumunda kalabiliyorsunuz.Mağaraların bir kısmı son derece basit ve küçük yapıdadır.Bazıları birbirleriyle bağlantılı mağaralardır.Bu bağlantıyı oyun içerisinde bulduğunuz haritadan anlıyorsunuz.Mağaralar genellikle dar geçitlerden oluşan,zifir siyahı kadar karanlık mekanlar olarak karşımıza çıkıyor.Birde oyun içerisinde özel mekan diyebileceğimiz küçük mağaralarda bulunuyor.Muhtemelen Youtube'da The Forest oyununu videoya alan birçok Youtuber bu gizli mağaraları bulamamıştır.Yayının ilerleyen süreçlerinde bu gizli mağaraların nerede olduğunu harita üzerinde gösterece...Yada vazgeçtim göstermeyeceğim.Neden sevmediğim Türk Youtuber'cuklara prim malzemesi vereyim ki ?


Oyunu yüklemeyi ve oynamayı düşünenler için ufak tefek tavsiyeler vereceğim.Oyunda en güvenli yerin deniz kenarları olduğu söylenmektedir.Ancak maalesef bu bilgi doğru değildir.Oyunda en güvenli yer denizin üstü herhangi bir yerdir.Bu yüzden kamp eğitim kitabından deniz üstünde durabilen,yüzebilen bir çeşit evimsi gemi var.O evi inşa edin ve denizin üstünde yaşayın.Hiçbir yamyam yada dev denizde yüzmeyi bilmiyor.Bu yüzden kesinlikle güvende olacaksınız.Tabi eğer "ben denizin üstünde yapamam" diyenleriniz varsa haritanın bir yerinde denizde,denizin ortasında terk edilmiş bir yat var.O yata en yakın olan kara parçasında mekanınızı kurun.Her gün o yattan alkol,ip,bozuk bara toplayabilirsiniz.Bu arada denizde ve karada yaşayan hayvanlar var.Bu hayvanları avlayarak beslenmeniz gerekiyor.Hatta avladığınız hayvanların derilerini kullanarak çeşitli eşyalar oluşturabiliyorsunuz.Mesela oyunda kaplumbağa var.Onu öldürüp üstündeki kabuk sayesinde yağmurlu havalarda kendinize su deposu yapabiliyorsunuz.Denizde balık var.Mızrakla avlayıp pişirebiliyorsunuz.Bu arada denize düşerseniz köpek balıklarına dikkat edin.Özellikle terk edilmiş yatın oralarda bayağı köpek balığı var.

The Forest oyunu,hayatta kalma oyunlarını seven,Minecraft tarzı özgürce bir şeyler inşa edilebilen platformları sevenlere hitap etmektedir.Aynı zamanda oyundaki gizemlerle oldukça hoş vakit geçirmeyi sağlamaktadır.Oyunu çok uzun süre oynadım.Mağaraları inceledim,çok geniş bir alana mekan kurdum ama hiç bir zaman oyunu bitirmek istemedim.Çünkü asıl amacım vakit geçirip bir şeyler inşa etmekti ve öylede yaptım.Mesela terk edilmiş yatın oradaki arazinin çok büyük bir kısmını yok ettim.Bütün ağaçları ve yamyamları parçaladım.Tabi yamyamların herhangi bir sınırı olmadığı için tekrar tekrar geldiler ve tekrar tekrar hepsini parçaladım.Baktım ki böyle olacak gibi değil sonraki zamanlarda öldürdüğüm yamyamları yakarak kemiklerinden istifade ettim.Kısaca oyun içerisinde de gerçek dünyada olduğu gibi insanlığımı yaptım.

The Forest oyununun çeşitli yerlerinde gizli mağaraların olduğundan bahsetmiştik.Sizlere bu gizemli yerlerden birini paylaşalım.Ama öncelikle haritaya ihtiyacınız var.Oyun içerisinde mağaraları dolaşarak bu haritayı elde edebilirsiniz.Elde ettikten sonra "M" tuşuna basarak haritayı açabilirsiniz.Haritanın sol altındaki kara parçasının olduğu yere gidin.Ancak buraya gidebilmeniz için sala ve dalgıç tüpüyle beraber dalgıç kıyafetine ihtiyacınız olacak.


Haritanın belirtilen kısmına gidince suyun altında büyük bir gemi çapası göreceksiniz.O çapanın yakınlarında batmış bir gemi olacak.Suya dalıp o geminin içine girdiğinizde suyun içerisinde bir mağara girişi olduğunu fark edeceksiniz.O mağara girişinden içeriye dalarak oyundaki mızrak oku silahını elde edebilirsiniz.Ayrıca bu bilgi sayesinde denizin dibinde girişi olan mağaralar için su yüzeyinde bırakılmış işaretlerin olduğunu fark edeceksiniz...

Yorum Gönderme

0 Yorumlar