1. Ana Sayfa
  2. Sinema
  3. Karantina Günleri İçin 10 Film Önerisi

Karantina Günleri İçin 10 Film Önerisi

featured

Covid-19 salgınına önlem amacıyla yapılan 2 günlük sokağa çıkma yasağında yani karantina günlerinde genellikle canımız sıkılıyor ve yapacak bir şeyler arıyoruz. Buna bağlı olarak son zamanlarda sinema sektörüne olan ilgi arttı ve insanlar sıkılmak yerine vakitlerini keyifli geçirmek için bol bol film izlemeye başladı. Bu dönemde karantina film önerileri almak isteyenler için bir liste hazırladık.

Eğer siz de yeni bir film tavsiyesinde bulunmak isterseniz bunu yorumlar bölümünde bizimle paylaşabilirsiniz. Keyifli seyirler dilerim…

 

1- The Grand Budapest Hotel (2014)

IMDb: 8.1

grand budapest hotel

Oyuncular: Ralph Fiennes, Saoirse Ronan, Tilda Swinton, Adrien Brody, Tony Revolori

Grand Budapest Hotel, aynı adı taşıyan otelin efsanevi kapıcısı Gustave H ve onun arkadaşı/suç ortağı olan lobi çocuğu Zero Moustafa’nın talihsizliklerini anlatıyor. Yaşlı ve değerli bir patronun ölümü, çalınmış paha biçilmez bir tablo, hapishaneden kaçış, kovalamacalar ve kusursuz kıyafetler içeren bir macera hikayesinin anlatıldığı son derece samimi karakterlerden oluşan bir film.  Ayrıca macera ve kaçış duygusunun yanı sıra melankolik ve karanlık temaları da bulunduran bir film. Kayaklarda ve müzelerde kovalamacalar, geniş çaplı silahlı çatışmalar, çok sayıda güzel yerde farklı karşılaşmalar; Anderson’ın filmi, farklı bir zaman ve mekanı çağrıştırırken, modern duyarlılıkları da beraberinde getiren bir 21. yüzyıl filmi.

İnanılmaz görselleri, yönetmenlik, sinemacılık, müzik, kurgu bakımından bir şaheser diyebiliriz. Özellikle Anderson’ın her bir görüntü üzerinde daha önceki filmlerinde sahip olduğundan daha fazla kontrol sahibi olduğunu hissettiriyor. Grand Budapest Hotel, birçok yönden Wes Anderson’ın tarzını doğal ve görkemli bir şekilde sunan, kendine özgü ve bilinçli film yapımcılığının zirvesi olabilir. Bazıları onu sadece aşırı ayrıntılı detayları önemsemesiyle suçlayabilse de, o kadar harika ayrıntılar, fantastik karakterler ve baş döndürücü bir enerjiyle dolu olmasıyla, cazibesine kapılmamak imkansız…

 

2-Little Women (2019)

IMDb: 7.8

little women

Oyuncular: Saoirse Ronan, Timothee Chalamet, Florence Pugh, Emma Watson, Eliza Scanlen, Laura Dern, James Norton, Louis Garrel

Louisa May Alcott’un klasikleşmiş romanından uyarlanan Little Women, Amerika’daki iç savaş sonrasında yaşamlarına devam etmeye çalışan, birbirinden oldukça farklı kişiliklere sahip 4 kız kardeşin hikayesine değiniyor. Birlikte zorluklarla mücadele edip büyürken başlarından birçok kavga, aşk, ölüm geçer. Bu süreçte kız kardeşler en büyük mutluluğun sevgi olduğunu anlar.

Filmin yönetmeni Greta Gerwig, noktaları birleştirme ve geri dönme konusunda nasıl bir dahi olduğunu, insanlar olarak nasıl değiştiğimizi ve bazen nasıl hiç değişmediğimizi göstererek kanıtlıyor. Bir insanla kurulan yakınlığın ve ona karşı hassas davranmanın artık o kadar daimi olmadığı zamanda içimizdeki yalnızlığı keşfetmenin ne anlama geldiğini bize gösteriyor.

 

3-303 (2018)

IMDb: 7,5

303

Oyuncular: Mala Emde, Anton Spieker

Birbirini tanımayan iki genç insanın tesadüfi bir şekilde karşılaştığı 303 filminde izleyicilerin bir an bile inmek istemeyeceği karavanla yapılan harika bir yolculuk anlatılıyor.  Almanya yapımı filmde ilişkiler, ekonomik düzen, sosyal yaşam, aşkın kimyası gibi konularda bolca diyaloglar geçiyor. İki nahif insanın birbirine karşı gelişen tatlı aşkını anlatan filmin müzikleri ve görüntüleri de oldukça güzel.

Hans Weingartner yönetmenliğindeki 303 filminde performanslar, ikili arasındaki kimya, müzik, diyalog…basite indirgenemeyecek kadar hoş. Before üçlemesinden de hafif esintiler bulunan filmde Jesse & Celine gibi bu ikiliyi de saatlerce sohbet ederken izlemek isteyebilirsiniz. Özellikle yol filmlerini seven okurlarımızın izlemesini tavsiye ediyoruz…

Jule : Almanya’da ne kadar kişinin yalnız yaşadığını biliyor musun? %50… Bunun arkasında bir strateji var: Ekonomik sebepler. Dört dairede ayrı ayrı yaşayan dört kişiyi ele al; dört buzdolabı, dört tv, dört elektrikli süpürge, dört su ısıtıcısına ihtiyaçları var. Fakat bunlar beraber yaşasaydı hepsinden dört tane değil bir taneye ihtiyaç duyacaklardı. Yalnızken daha çok tükettikleri için, bu ekonomik açıdan daha mantıklı.

 

4-Gifted (2017)

IMDb: 7.6

Oyuncular: Chris Evans, Mckenna Grace, Lindsay Duncan

Gifted, Frank’in harika yeğeni Mary’yi Tampa yakınlarındaki küçük bir kasabada büyütmesiyle başlar. Frank’e göre Mary’yi büyütmenin amacı, arkadaş edinebileceği, baloya gidebileceği vb. şekilde normal bir çocukluk geçirmesidir. Ancak üstün bir zekaya sahip olması ve öğretmeni Bonnie Stevenson bunu fark ederek Mary’ye özel bir okulda tam burs teklif etmesiyle her şey değişir. Frank bunu reddetmek ister. Mary’nin büyükannesi ve Frank’in annesi Evelyn, Mary’nin velayetini talep eder ve amca-yeğen bir noktada ayrı hayat yaşamak zorunda kalır.

Frank rolünde böylesine olgun bir rol oynayan Chris Evans ve Mary olarak McKenna Grace, inanılmaz performanslarıyla öne çıkıyor. Grace, Evans ile olan güçlü duygusal sahneleriyle küçük yaşına rağmen iyi bir oyuncu olabileceğini kanıtlıyor. Gifted yürekten anlatılan güzel bir film.  İzlerken bazen gözyaşlarınızı bazen gülümsemelerinizi tutamayacaksınız…

 

5-Whiplash (2014)

IMDb: 8,5

whiplash

Oyuncular: Miles Teller, J.K. Simmons, Paul Reiser

Romantizm, canlılık ve mükemmel karakter gelişiminin hızlı, unutulmaz ve kesinlikle sersemletici bir çalışması; Whiplash , küçüklükten beri bateri çalan ve tam anlamıyla usta olmak isteyen 19 yaşındaki Andrew’a odaklanıyor.  Okulunun en sert hocası Terence Fletcher ile karşılaştığında hiç tahmin edemeyeceği şeyler yaşıyor.

Miles Teller ve JK Simmons’ın muhteşem performanslarıyla başarıyı elde eden film, özellikle hırslı bateri sahneleriyle nefesinizi kesecek türde. Ayrıca sinematografi olarak da harika, renklerin parlamasını sağlıyor ve müzikal bir sahneyi hem hipnotik nitelikleri hem de büyüleyiciliğiyle canlandırıyor.  Andrew’in bateri çalması sahnesinde ışıklar ve karanlık yüzler seyirciyi çarpıcı bir şekilde hikayenin derinliklerine itmekte önemli bir rol oynuyor. Kurgunun delici akışı ve diyaloğun çarpıcı kalitesiyle müzik severlerin beğenmeme ihtimali yok…

 

6-The Tourist (2010)

IMDb: 6.0

Oyuncular: Angelina Jolie, Johnny Depp, Timothy Dalton

The Tourist, bir adamın yaşadığı ülkeden uzaklaşıp yolculuğa çıkmasını konu alıyor. Frank, aşk acısından dolayı yollara düşer ve kendini İtalya’da bulur. Gezisinde kırık kalbinin acısının geçeceğini düşünür. Genel olarak Amerikalı Turist Frank’ın anlatıldığı filmde Elise karakteri ise olağanüstü bir güzelliğe sahiptir ve yolları Frank ile kesişir. Bunun bir tesadüf olduğunu düşünen Frank bir anda etrafında tehlikeli olayların döndüğünü fark eder.

İzleyicide merak uyandırmayı başaran film, izlerken keyif alıp zamanın nasıl geçtiğini fark edemeyeceğiniz türde. Johnny Depp ve Angelina Jolie’nin görselliğiyle de film gözümüzde büyüyor, bittiğinde güzel bir maceradan ayrılmış hissettiriyor…

 

7-Fantastic Mr. Fox (2009)

IMDb: 7.9

fantastic mr fox

Oyuncular: George Clooney, Meryl Streep, Jason Schwartzman

Wes Anderson yönetmenliğindeki daha çok yetişkinlere hitap eden animasyon filminde Mr.Fox, ailesini beslemek için her akşam üç zengin çiftçiden tavuk, ördek ve hindi çalmaktadır. Çiftçiler artık tilkiden bıkar ve onu öldürmek için her yolu dener. Sonunda yakalanan tilki, çiftçilerden daha zeki davranarak yakalandığı yerden aç kalmamak için çıkmaya ve ailesiyle buluşmaya çalışır.

Stop-frame animasyonlu geçişe rağmen, bu büyüleyici aile filmi bir Anderson yapımının tüm özelliklerini taşıyor. Zengin detaylardan, çarpıcı renk paletinden ve simetrik kompozisyonlardan, Anderson’ın animatörler ekibi, minyatürde eşsiz tarzını sevgiyle birleştiriyor. Film sonunda izleyici güzel hayat derslerine ve tatlı bir şarkıya sahip oluyor.

8-Apocalypto (2006)

IMDb: 7.8

apocalypto

Oyuncular: Rudy Youngblood, Raoul Trujillo, Dalia Hernández

Mel Gibson yönetmenliğindeki macera filmi Apocalypto, Maya uygarlığında küçük huzurlu bir kabilenin savaşçılar tarafından saldırıya uğramasıyla başlıyor. Tanrılarına kurban etmek için köle arayan savaşçılar Jaguar Paw’ı hedef olarak seçiyorlar. Paw hayatta kalmak için zorlu bir savaşı vermek ve daha önce bir kuyuya sakladığı ailesini kurtarmak zorundadır.

Apocalypto, acımasız, vurucu, canlandırıcı belki de gülümseten, tamamen farkına varılmış bir dünyaya sahip. Görüntü konusunda kostümler, maya süsleri, orman, tapınaklar, her şey mükemmel. Eşit derecede renkli ve gerçek olan film, duyguları ve şiddetli eylemi harika bir şekilde dengeliyor. Asla pes etmeyen veya geriye bakmayan güçlü bir film. Karantinada kendisini gerilimli bir maceraya atmak isteyen herkes izlemeli…

 

9-Logan (2017)

IMDb: 8.1

logan

Oyuncular: Hugh Jackman, Patrick Stewart, Dafne Keen

Meksika sınırlarında saklanan Wolverine artık yorgundur ve hasta olan Professor X ile ilgilenmektedir. Logan dünyadan, herkesten saklandığını düşünürken mutant genç bir kızın hayatına dahil olmasıyla gizliliği sona erer. Başta git-geller yaşasa da bu kızı kötü bir organizasyondan korumaya karar verir ve bunun için bütün gücünü kullanır.

Şimdiye kadar yapılmış en büyük çizgi roman adam filmi  Logan olabilir. Çok başarılı bir hikayeye ve özel efektlere sahip olması Logan’ı bu konuda rakiplerinden ayırıyor. Seyirciyi heyecanlandıran aksiyon sahnelerine sahipken aynı zamanda ağlatabilecek sahnelere de sahip. İzledikten sonra neden bu kadar geç izlediğinizi sorgulayabilirsiniz…

10-Frantz

IMDb: 7.5

frantz

Oyuncular: Paula Beer, Pierre Niney, Ernst Stötzner, Marie Gruber

Bir Alman kasabasında, ölü bir Alman askerinin nişanlısı Anna, nişanlısının mezarını ziyaret eden gizemli bir Fransız’ı keşfeder. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Almanlar Fransızları hor görür ve Fransız Adrien, Anna ona kim olduğunu sorana kadar şüpheli görülür. Kendisinin ve ölen Frantz’ın savaştan önce arkadaş olduklarını açıklar. Adrien, Anna ve Frantz’ın ebeveynleri için bir tür vekil oğul / sevgili olur, ancak bir sır saklamaktadır. Sır ortaya çıktığında Anna hislerini değiştirmek için her şeyi yapar ama yine de beklemediği olaylarla karşılaşır.

Film, 1940’ların savaş sonrası şablonuna çok sıkı bir şekilde bağlı kalıyor ve bu aşırı sözde klasisizmden asla sapmıyor. Bunun haricinde görsel olarak muhteşem diyebiliriz. Seyirciyi pek çok edebi sürprizle karşılıyor. Aynı zamanda duygular hassas ve kendilerini hissettirecek kadar güçlü. Frantz, gerçekten ölümün karmakarışık sonrası hakkında bir film. İnsanların sınırlamaları ve devam etmenin yollarını arayışlarını içeriyor. Kesinlikle bize en çok dilediğimiz her şeyi vermiyor, ama kesinlikle bize mümkün olan en iyi son; Frantz’ın geride bırakabileceği en iyi mirası veriyor…

Yorum Yap

Yorum Yap